Ağu 24

İşte Türkan Şoray’ın, Filiz Akın’ın varisleri…

Bir dönem Yeşilçam’da Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit gibi isimleri seyretmek, onları görmek için sinema önünde uzun kuyruklar olurdu. Devir değişti genç, güzel ve birbirinden yetenekli oyuncular boy göstermeye başladı. İşte beyazperdenin genç yüzleri…

devamı »

Tem 24

2008 OKS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı. Sonuçlara buraya tıklayarak bakabilirsiniz.

OKS Yerleştirme Sonuçları

Okul müdürlükleri öğrencinin yerleştirme sonuç belgesinin çıktısını e- okul sisteminden alarak, onaylayıp mühürleyecek adayın velisine verecektir.

Tem 04

1) Haftada kaç kez spor yapıyorsunuz?
a) Hiç
b) Haftada 1 veya 2 kez
c) Haftada 3-4 kez
d) Haftada 5 veya daha fazla

2) Bir günde spor yapmak amacıyla ortalama kaç dakika hareket ediyorsunuz…
a) 10 dakikadan az
b) 10-20 dakika
c) 20-30 dakika
d) 30 dakika veya daha fazla

3) Spor yaparken ya da ağır bir aktivite sonrasında kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
a) Pek hareketli sayılmam.
b) Nefesim kesilmez, terlemem.
c) Normalden hızlı nefes alırım.
d) Normalden çok daha hızlı nefes alırım, terlerim.

A’lar çoğunluktaysa:
Sağlığınızı ciddi şekilde riske atıyorsunuz. Az hareket bile hareketsizlikten iyidir. Azar azar başlayın, performansınız yükseldikçe yaptığınız aktiviteyi artırın.

B’ler çoğunluktaysa:
Fena değil. Az da olsa hareket ediyorsunuz. Fayda sağlamak için biraz daha aktif olmalısınız. 10 dakikalık aktivitelerle başlayıp, birkaç hafta içinde bunu günlük 30 dakikaya, daha sonra da 60 dakikaya çıkarmak hedefiniz olmalı.

C’ler çoğunluktaysa:
Düzenli egzersizin faydalarını hissediyor olmalısınız. Haftanın çoğu günü yarım saatlik bir aktiviteniz var. Amacınız bunu artırmak her güne yaymak ve aktivite süresince hafif ısınma hissedip hafif şekilde nefes nefese kalmak olmalıdır.

D’ler çoğunluktaysa:
Süpersiniz! Aktivite süresince ciddi ısı artışı hissediyor, nefes nefese kalıyorsunuz. Egzersizin sağlığınız açısından faydalarını görmeye başlamış olmalısınız. Eğer performansınızdan memnunsanız bu seviyede tutmak için çalışın, artırmak niyetindeyseniz bir egzersiz uzmanı eşliğinde çalışın.

Tem 04

Kendinizi bikininizi giyip kumsalda salınarak yürümeye hazır hissetmiyorsanız, üzülmeyin! Güzellikte her zaman bir son dakika harekatı vardır. Üzerindeki pareodan kurtulur kurtulmaz kendini havuza atanlardan mısınız? Yoksa kalabalık plajlarda güneşlenmeyi sevmiyorum” diyenlerden mi? Ya da sahilde bikinilerle yürüyüş yapmanın pek de keyifli olmadığını düşünenlerdensiniz… Bırakın kendinize bahaneler ve kaçış planları yaratmayı. Bu yaz özgürce bikini giymenin keyfini yaşayın. Tatile çok az mı vakit kalmış? Hiç problem değil! Sezonun en gözde renklerinden bikinilerinizi şimdiden hazır edin. Çünkü son dakika harekatımızla hepsini en iyi şekilde sergileyecek olan sizsiniz.

Haz 27

Yeni burun estetiği “MİR” tekniğiyle 30 dakikada doğal bir görünüme sahip olmak mümkün. Üstelik ağrısız, acısız!

Yüzün en dikkat çekici unsuru olması sebebiyle burun estetiği ameliyatları en çok başvurulan estetik operasyonların başında geliyor. Birçok kişi, hokka gibi bir burna sahip olmak için defalarca bıçak altına yatmayı göze alırken, bazı kişiler ise ameliyat sonrası hissedilen ağrı, yüzde oluşan şişlik ve morluklar yüzünden estetik operasyona cesaret edemeyebiliyor.

Ancak son yıllarda gelişen teknoloji, her alanda olduğu gibi estetik cerrahi alanında da büyük yenilikler ve hasta açısından kolaylıklar sağlıyor. Burun estetiğinde uygulanan MİR tekniği de, istediği görünüme sahip olmanın yanında hastaya büyük kolaylıklar sağlıyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, kısaca MİR denilen “Minimal Invazif Rhinoplasty” (Minimal Girişimle Burun Estetiği) tekniğine dair merak edilen soruları cevapladı…

MİR’le doğal güzelliğe kavuşun

Prof. Kışlaoğlu, MİR tekniğinin en büyük özelliklerinden birinin, kişinin görüntüsünü çok fazla değiştirmeden doğal ve güzel bir görünüm sağlaması olduğunu söyledi. Operasyonun, kapalı teknikle gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, tüm ameliyatın burun içinden yapıldığını ve burun dışında herhangi bir kesi ya da iz olmadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu’nun belirttiğine göre, genel anestezi altında yapılan operasyonda, burnun neresinde problem varsa o bölgeye müdahale ediliyor.

Burnun kemik yapısı normal fakat burun ucu etli, iri ve geniş ise, kemiklere hiç dokunulmadan sadece burun ucundaki problem gideriliyor. Yani burun ucu etli ise inceltiliyor, geniş ise daraltılıyor, yüksek ise indiriliyor, alçak ise yükseltiliyor.

Burun ucu normal, ancak burun sırtında kemik çıkıntısı varsa, kemik törpülenerek, yeni şekil veriliyor. Burun ucuna hiç dokunulmuyor.

‘MİR’le 4–5 saatte evinize dönebilirsiniz

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, eğer hem uçta, hem kemikte bozukluk söz konusu ise her ikisinin de düzeltildiğini söyledi. Prof. Kışlaoğlu, aynı zamanda kişide deviasyon, burun eti gibi nefes almayı engelleyen bir durum söz konusu ise estetik ameliyat ile birlikte mutlaka deviasyon ve konka (burun eti) ameliyatları da yapılarak nefes yolunu açılması gerektiğini vurguladı.

Eğer kişide nefes alma güçlüğü yoksa estetik ameliyatın MİR tekniği sayesinde sadece 30 dakika sürdüğünü ve kişinin 4–5 saat sonra evine gidebildiğini kaydetti.

Operasyon sonrası kişide morluk ve şişliğin çok az olduğunu ifade eden Prof. Kışlaoğlu, ağrının ise hemen hemen hiç hissedilmediğine işaret etti.
MİR tekniği ile yapılan operasyon sonrası, kişinin sosyal hayatına daha çabuk döndüğü de belirtildi.

Haz 23

1- Elektronik postayı kullanmayın

Biriyle birebir konuşmak varken neden klavyenin esiri oluyorsunuz? Bir iş arkadaşınıza bir şey söylemek gerektiğinde, mesajınızı kendiniz götürün. Masadan kalkıp her attığınız adım vücudunuz için bir kazanç, bunu asla unutmayın. Hem sorunlarınızı daha etkin çözmüş olacaksınız, hem de yağ yakacaksınız, bundan iyi bir şey olabilir mi?

2- Dik oturun

Dik oturan kişiler daha profesyonel görünmekle kalmıyor, ideal bir sırt hareketi de yapmış oluyorlar. Dik durmayı sağlayan kas grupları karın ve alt sırt kaslarıdır, yani her dik oturuşunuzda onları çalıştırırsınız. Hemen şimdiden iki büklüm oturmaktan vazgeçin!

3- Her boş anı değerlendirin

Bilgisayarınızın düğmesine basıp açılmasını mı bekliyorsunuz? Yoksa faks sinyali verip sayfanın elinize geçmesini mi? Durmayın, bu boş saniyeleri kendi yararınıza değerlendirin. Bacaklarınızı gergin tutun, sonra parmak ucunuzda kalkın. Bu iniş kalkışları birkaç kez tekrarlayın.

4- Fıkır fıkır olun

Araştırmalara göre yerinde duramayan kişiler durgun kişilere göre günde 4200 kilojul daha fazla harcarlar. Ayaklarınızı sallayın, ellerinizle masaya vurup ritim tutun, sakız çiğneyin. Unutmayın, vücudunuzun çalışmasını sağlayan en ufak bir hareket sizin için bir kazançtır, hem de efor harcamadan.

Haz 03

Deniz Seki, aldığı kilolar nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyordu

Ünlü diyetisten Taylan Kümeli’nin detoks programıyla hem alkolü bırakan, hem de 8 kilo veren Deniz Seki’nin çok mutlu olduğu belirtildi.

Seki’nin detoks programıyla yeni bir hayata başladığını söyleyen Taylan Kümeli,”Deniz Hanım hem alkolü bıraktı hem de kilolarına veda etti. Şimdi çok daha bilinçli. Karaciğerini detoks programı ile tamamen temizledik ve kendisini daha canlı bir hale getirdik” diye konuştu.

Kümeli’nin uyguladığı detoks programına İbrahim Tatlıses, Seda Sayan, Deniz Seki, Serdar Bilgili, Siren Ertan, Gülay Kamaz ve Emine Sabancı gibi isimler katılıyor.

Ünlü isimlere ‘L3 Lifeshot’ adlı bir program uyguladığını söyleyen Taylan Kümeli, bu programı şöyle anlatıyor: ‘Karaciğeri destekleyerek zayıflamaya yarayan bu program aynı zamanda alkol ve sigaranın karaciğer üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmak için de kullanılabiliyor.

May 31

Türkiye’de aşırı tuz tüketiminin hipertansiyon ve böbrek hastalığını tetiklediğini belirterek, Günlük tuz tüketimi 6 gramı geçmemeli. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi, Hipertansiyon ve Ulusal Böbrek Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Yahya Sağlıker, Türkiye’de aşırı tuz tüketiminin hipertansiyon ve böbrek hastalığını tetiklediğini belirterek, Günlük tuz tüketimi 6 gramı geçmemeli dedi. Dünya Böbrek Haftası kapsamında Hipertansiyon Derneği ve Ulusal Böbrek Vakfı’nca Seyhan Baraj Gölü’nde düzenlenen ‘Bahar Yürüyüşü etkinliğine katılan Prof. Dr. Sağlıker, Türkiye’de 17.5 milyon kişinin hipertansiyon, 5 milyon 600 bin kişinin de şu anda böbrek hastası olduğunu belirtti. Özellikle tuzlu gıdalardan uzak durmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Sağlıker, Ülkemizde bir insan ortalama 10- 12 gram arasında tuz tüketiyor. Adana’da ise özellikle kebap ve şalgam sayesinde bu oran 18- 20 gramı buluyor. Mutlaka bu yiyecekleri azaltmak gerekiyor. Bir insan günde 6 gramdan fazla tuz tüketmemeli. Eğer fazla tüketirse böbrek hastalığına davetiye çıkarır. Piyasada sodyumu azaltılmış tuzları ise kişiye böbrek, şeker ve hipertansiyon hastalığı yoksa önerebiliriz. Ancak potasyum seviyesini bilmek gerekiyor. Potasyomun kendisi öldürücü bir madde çünkü diye konuştu. Prof. Dr. Sağlıker, insanların böbrek hastası olmadan 6 ayda bir kan basınçlarını, kolestrolünü ve tansiyonlarının ölçümlerinin yapılmasını önerdi.Türkiye’de hipertansiyon hastalığı nedeniyle nüfusun üçte birinin potansiyel böbrek hastası olmaya aday olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sağlıker, Hemodiyalize bağlı yaşamanın maliyeti yaklaşık yılda 30 bin YTL. Eğer önlem alınmazsa, böbrek hastalarının maliyetini ABD ekonomisi bile karşılayamaz. Bu, durum işsizlik oranından, doların artmasından da daha önemli diye konuştu. Etkinliğe katılanların kan ve hipertansiyonları ücretsiz olarak ölçüldükten sonra böbrek ve hipertansiyon hastalarıyla birlikte yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün ardından, müzik eşliğinde hasta ve yakınları pistte gönüllerince eğlendi.

May 31

Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme!

Nelere dikkat etmelisin?
Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur..

May 29

Bugün ve bundan sonraki 10 yıl boyunca olabileceğiniz en güzel halinizde görünmeye ne dersiniz? Uzmanlara sorduk ve bir kadını maksimum güzelliğe ulaştıracak 20 öneriyi derledik…
Elif Nazlı Duran : Yüzünüze ve yaşam stilinize en fazla uyan saç kesimini bulun En uygun saç kesimi için tabii ki, yüzünüze ne kadar uyduğunu belirlemek önemli. Ama burada kuaförlerin atlanmaması gereken bir tavsiyesi var; o kesim size çok uysa bile, yaşam tarzınıza uymayabilir. Örneğin sabahları çok uğraşmanızı ya da neredeyse her gün fön çektirmenizi gerektirebilir. İşte bu nedenle saçlarınızı kestirirken gerçekçi olun ve yüzünüz kadar yaşam şeklinizi de göz önünde bulundurun. Kuaförlerin, bu konudaki bir başka tavsiyesi de zamanı kısıtlı olan kadınların katlı kesimden şaşmamaları özellikle de saçları düzse… Böylece sadece hacim veren bir köpük sürerek ve kurutarak harika görünebilirler.

Doğru fırça ve aplikatörü seçin…
Allık ya da pudra sürmek için sadece onların ambalajlarından çıkan minik fırçaları kullanıyorsanız, bu makyajınızı hiçbir zaman “tam kapasite” yapamadığınız anlamına gelir. İşte o nedenle makyözlerin önerisi, çantanızda mutlaka büyük boy, profesyonel bir fırça bulundurmanız ve onu sık sık kullanmanız. Farkı fark edeceksiniz!

Bronzlaşın; bu her zaman işe yarar
Tabii ki güneşin ışınlarıyla değil! Bronz görünmek her zaman sizi en güzel halinize ulaştırmak için etkili bir yol olsa da, yine de güneşin zararlı etkileriyle cildinizin sağlığını riske etmeye değmez. Üstelik “sahte” bronzluk için yararlanacağınız o kadar çok ürün var ki! Allıklar, pudralar ve otobronzan kremler size muhteşem bir bronzluk ve bunun yanında daha canlı ve genç bir görünüm armağan etmek için sıradalar. Uzmanların, bu konudaki tavsiyesi ise her zaman teninizden sadece bir ton koyu bronz ürün seçmeniz, yani aşırıya kaçmamanız.

Güneş koruyucunuz olmadan asla dışarı bir adım bile atmayın
Yazının başında, önerilerimizin sizi bugün ve 10 yıl boyunca güzel kılacağını ifade etmiştik. İşte bu önerimiz, önünüzdeki 10 yılı güzel geçirmenizi garantileyecek olanlardan. Dermatoloji uzmanları, yaz kış güneş koruyucu krem kullanmanın bir alışkanlık haline gelmesi konusunda hem fikir. Bizim tavsiyemiz ise, hem banyonuzda - örneğin saç fırçanızın hemen yanında- hem de çantanızda bir tane bulundurmanız.

Özge Özberk | Arog | Yol arkdaşım Sitemap | Aşk-ı Memnu

Clicky Web Analytics

Web Stats