
Eylül ve Ayla birbirlerine küslerdir. Babası İstanbul’a geri döndüğü için Eylül annesini suçlamaktadır. Ama Ayla, her şeye rağmen İstanbul’u, kocasını geride bırakmak, yeni bir hayat kurmak için bir an önce kolları sıvamak zorundadır. Sertaç ise Çiğdem’le yaşadıkları problemlerle uğraşırken karısının ve kızının eksikliğini daha çok hisseder. Çıkışsız ve ne yapacağını bilemez bir haldedir. Ayla babasından kalan toprakları bulur ancak arazi çoraktır. Yani, Ayla’nın tek umudu olan “toprak”tan yana yüzü gülmez. Elinde tek bir seçenek kalır. Bu da amcası Rıza’nın hiç hoşuna gitmeyecektir… Bu arada, hiç beklemediği bir anda aşk Soner’i yakalar. Ancak bir anda karşısına çıkan Rana kimdir? Neden buradadır? Ayla yol arkadaşı Eylül’e bu yol ayrımını kabul ettirebilecek midir?
